Yıllardır "Hafize Ana"nın eliyle diktiği ve yetiştirdiği domatesleri tüketme keyfini yaşayan "oğul" ve "gelin"dik...
Şimdi o yok...
Biz de hem "O" nu hem de pembe domatesleri yaşasın istiyoruz.
Onun domateslerinden elde ettiği ilk tohumlarla "Pembe Domates Ağı"nı oluşturan sevgili Avniye ve Mehmet Tansuğ'a bir kez daha teşekkür ediyoruz öncelikle.
Pembe domatesleri hazıra konarak rahatlıkla yediğimiz için 2 senedir çok az fide ile idare ediyorduk. Zaman ve mekan darlığı :)
Bu sene onun yokluğu ve elimizde de onun domateslerinden kendi ürettiğimiz tohumlarla olusturduğumuz bir sürü fidemiz oluverdi. Ne olur ne olmaz dusuncesiyle 1 ay ara ile tohumlari ektik. Tabii geçen senelerde başarılı olamadığımız için de biraz beklemek istedik.
Şimdi o yok...
Biz de hem "O" nu hem de pembe domatesleri yaşasın istiyoruz.
Onun domateslerinden elde ettiği ilk tohumlarla "Pembe Domates Ağı"nı oluşturan sevgili Avniye ve Mehmet Tansuğ'a bir kez daha teşekkür ediyoruz öncelikle.
Pembe domatesleri hazıra konarak rahatlıkla yediğimiz için 2 senedir çok az fide ile idare ediyorduk. Zaman ve mekan darlığı :)
Bu sene onun yokluğu ve elimizde de onun domateslerinden kendi ürettiğimiz tohumlarla olusturduğumuz bir sürü fidemiz oluverdi. Ne olur ne olmaz dusuncesiyle 1 ay ara ile tohumlari ektik. Tabii geçen senelerde başarılı olamadığımız için de biraz beklemek istedik.

Şimdi fidelerimizin hepsi saksılara aktarıldı. Zaman ayirmak da cok zorlasti. Saksı yetmiyor, toprak yetmiyor:) Balkon ağırlıktan çöker mi korkusu yaşıyoruz


Şimdilik blog kurup, ilk fotoğrafları yerleştireğiz. Başlangıçta olduğu gibi sonuçları da mutlulukla aktarabilmeyi diliyoruz.
1 yorum:
Harika!
Haydi bakalım, devamını 4 gözle bekliyoruz...
Yorum Gönder